Kalıtsal Metabolik Hastalıklar

Bu sayfada yer alan bilgiler, genel bilgilendirme amaçlıdır ve herhangi bir tanı veya tedavi önerisi niteliği taşımaz. Sizin için en uygun yaklaşım, bireysel durumunuz değerlendirilerek sağlık profesyonelleri tarafından belirlenmelidir. 

Kalıtsal Metabolik Hastalıklar Nedir?

Kalıtsal metabolik hastalıklar , vücudun belirli besinleri (örneğin amino asitleri) parçalama yeteneğini etkileyen genetik kusurlardan kaynaklanan nadir hastalıklar grubudur. Genellikle her iki ebeveynden kalıtım yoluyla geçer. Türkiye'de en sık görülen kalıtsal metabolik hastalıklardan Fenilketonüri (PKU) tanısı yenidoğan tarama testi (yenidoğan topuk kanı taraması) ile belirlenir.

Kalıtsal metabolik hastalıklar çoğunlukla yiyecekleri parçalamaya (metabolize etmeye) yardımcı olan enzimlerdeki kusurlardan kaynaklanır. Bu durum, anormal proteinlerin üretilmesine yol açar ve bu da hücrelerin normal işleyişini bozabilir. Etkin bir şekilde yönetilmezse, bu birikim geri dönüşü olmayan beyin hasarı dahil olmak üzere ciddi uzun vadeli sağlık sorunlarına yol açabilir.

En yaygın kalıtsal metabolik hastalıklararasında fenilketonüri (PKU), akçaağaç şurubu idrar hastalığı (MSUD) ve tirozinemi (TYR) yer alır.

Fenilketonüri (PKU)

Fenilketonüri, kısa adı ile PKU, bebeklerin, gençlerin ve yetişkinlerin proteini parçalama şeklini etkileyen kalıtsal metabolik hastalıktır. PKU'lu bireyler, fenilalanin hidroksilaz enziminin eksikliği veya yokluğu nedeniyle fenilalanin amino asidini düzgün bir şekilde parçalayamazlar. Fenilalanin karaciğer tarafından doğru şekilde işlenmediğinde, vücutta toksik yan ürünler birikir. Tedavi edilmezse, bu durum gelişimsel gecikmeye, nörolojik sorunlara ve kalıcı bilişsel bozukluğa yol açabilir.

Vücuttaki her hücre, yarısı anneden, yarısı babadan miras alınan DNA içerir. DNA, vücudun nasıl işleyeceği konusunda talimatlar veren genleri taşır. PKU'da, her iki ebeveyn de genellikle fenilalanini parçalamak için gerekli olan fenilalanin hidroksilaz enzimini etkileyen değişmiş bir gen taşır.Her iki ebeveyn de taşıyıcı olduğunda, her gebelikte çocuklarının PKU'lu olma olasılığı 1/4'tür (%25). Bu gen değişikliği nadir görüldüğü için, genel popülasyonda PKU'lu bir çocuğun doğma olasılığı düşüktür.

PKU ile yaşamak, düzenli tıbbi kontroller ve izlemenin yanı sıra, düşük proteinli bir diyete bağlı kalmayı gerektirir.

 


MSUD, otozomal resesif kalıtsal bir hastalıktır;  her iki ebeveyninden de değişmiş (mutasyona uğramış) bir geni miras alması gerekir. Gen değişikliği, lösin, izolösin ve valin amino asitlerini parçalamaktan sorumlu olan dallı zincirli alfa-keto asit dehidrojenaz enzim kompleksini etkiler.Eğer her iki ebeveyn de bu gen değişikliğinin taşıyıcısı ise, her gebelikte çocuklarının MSUD'ye yakalanma olasılığı 1/4 (%25)'tir. Gen değişikliği nadir görüldüğünden, bir çocuğun MSUD ile doğma olasılığı genel olarak düşüktür.

MSUD hastaları, hastalık, stres veya açlık sırasında ortaya çıkabilen metabolik kriz riski altındadır. Belirtiler hızla kötüleşebilir ve halsizlik, kusma ve nörolojik değişiklikleri içerebilir. Metabolik kriz tıbbi bir acil durumdur ve hayati tehlike arz eden komplikasyonları önlemek için derhal tedavi şarttır. MSUD erken teşhis ve dikkatlice yönetilen düşük proteinli bir diyetle  kontrol altına alınabilir, komplikasyonlar önlenebilir ve iyi bir yaşam kalitesi desteklenebilir.

Akçaağaç Şurubu İdrar Hastalığı (MSUD)

Akçaağaç şurubu idrar hastalığı (MSUD), yiyeceklerden alınan proteini parçalamaya yardımcı olan üç enzimdeki kusur nedeniyle ortaya çıkan kalıtsal metabolik hastalıktır. Vücudun dallı zincirli amino asitler (DZAA) olarak bilinen üç amino asidi (lösin, izolösin ve valin) parçalama yeteneğini etkiler.

MSUD'un en önemli belirtilerinden biri, hastalığa adını veren, idrarda belirgin, tatlı, akçaağaç şurubu benzeri bir kokudur. Lösin, izolösin ve valin karaciğer tarafından düzgün bir şekilde işlenmediğinde, vücutta toksik yan ürünler birikir. Tedavi edilmezse, bu durum nöbetlere, nörolojik sorunlara, organ hasarına ve diğer ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.

 

Tirozinemi

Tirozinemi, kalıtsal metabolik hastalıktır. Tirozinemi bireyler tirozin amino asidini düzgün bir şekilde metabolize edemezler. Tirozin karaciğer tarafından doğru şekilde parçalanmadığında, vücutta toksik yan ürünler birikir. Tedavi edilmezse, bu durum gelişimsel gecikmeye, karaciğer ve böbrek sorunlarına ve nörolojik komplikasyonlara neden olabilir.

Vücuttaki her hücre, yarısı anneden, yarısı babadan miras alınan DNA içerir. DNA, vücudun nasıl işleyeceği konusunda talimatlar veren genleri taşır. TYR'de, her iki ebeveyn de genellikle tirozin parçalanmasından sorumlu enzimlerden birini etkileyen değişmiş (mutasyona uğramış) bir gen taşır.

Eğer bir çocuk, değişmiş geni her iki ebeveynden de miras alırsa, tirozin ve yan ürünleri vücutta birikir ve belirtilere yol açar. Her iki ebeveyn de taşıyıcı olduğunda, her gebelikte çocuğun TYR hastalığına yakalanma olasılığı 1/4 (%25)'tir. Her iki ebeveyn de taşıyıcı olduğunda, her gebelikte çocuğun PKU hastalığına yakalanma olasılığı 1/4 (%25)'tir. Bu gen değişikliği nadir görüldüğü için, bir çocuğun TYR ile doğma olasılığı genel olarak düşüktür.

Tirozinemi ile yaşamak, düşük proteinli bir diyete sürekli bağlı kalmayı ve düzenli tıbbi kontrolleri gerektirir.

Homosistinuri

Homosistinüri, vücudun besinlerdeki proteinde bulunan metiyonin amino asidini parçalama yeteneğini etkileyen nadir görülen kalıtsal metabolik hastalıktır. Metiyonin karaciğer tarafından doğru şekilde işlenmediğinde, vücutta homosistein ve diğer toksik yan ürünler birikir.

Tedavi edilmediği takdirde, yüksek metiyonin ve homosistein seviyeleri gözlere, kan damarlarına, kemiklere ve beyne zarar verebilir.  Bu durumun önüne geçmek için homosistinüri tedavisi yaşam boyu düşük proteinli diyettir.

Üre Döngüsü Bozuklukları

Üre döngüsü bozuklukları, kandaki amonyak düzeyinin anormal şekilde yükselmesine yol açan, otozomal çekinik geçişli kalıtsal metabolik hastalıklar grubudur. Bu hastalıklar, üre üretiminde görev alan enzimlerden birinin eksikliği veya işlev bozukluğu sonucu ortaya çıkar. Üre,normalde idrarın temel bileşenlerinden biridir ve vücuttaki azotlu atıkların uzaklaştırılmasında önemli rol oynar.

Üre döngüsü bozukluğu bulunan bireyler, kanda amonyak birikimini önlemek ve metabolik dengeyi koruyabilmek için yaşam boyu protein kısıtlı bir diyet uygulamak zorundadır.Bu hastalıklar, üre üretiminde görev alan enzimlerden birinin eksikliği veya işlev bozukluğu sonucu ortaya çıkar. Üre, normalde idrarın temel bileşenlerinden biridir ve vücuttaki azotlu atıkların uzaklaştırılmasında önemli rol oynar.

Üre döngüsü bozukluğu bulunan bireyler, kanda amonyak birikimini önlemek ve metabolik dengeyi koruyabilmek için yaşam boyu protein kısıtlı bir diyet uygulamak zorundadır.

Organik Asidüriler/Asidemiler

Organik asidüriler/asidemiler, bazı metabolik enzimlerin eksikliği veya yetersiz çalışması sonucunda vücut sıvılarında organik asitlerin birikmesiyle ortaya çıkan kalıtsal metabolik hastalıklar grubudur. Otozomal çekinik kalıtım gösteren bu hastalıklar, özellikle yaşamın ilk günlerinde gelişebilen ciddi metabolik asidoz atakları başta olmak üzere çok çeşitli klinik belirtilerle kendini gösterebilir.

Metilmalonik asidemi ve propiyonik asidemi, ülkemizde en sık karşılaşılan organik asidemi türleri arasında yer almaktadır.

Bu hastalıklara sahip bireylerde metabolik dengeyi koruyabilmek amacıyla izolösin, lösin, treonin ve metiyonin alımının kısıtlandığı, protein içeriği düşük bir diyet yaşam boyu uygulanır.

Glutarik Asidüri Tip 1 (GA 1)

Glutarik asidüri tip 1 (GA1), vücudun lizin ve triptofan amino asitlerini parçalama yeteneğini etkileyen nadir görülen kalıtsal metabolik hastalıktır.

Karaciğerde lizin ve triptofan düzgün bir şekilde metabolize edilmediğinde, vücutta glutarik asit ve diğer toksik yan ürünler birikir. Tedavi edilmezse, bu birikim nörolojik hasara ve gelişimsel gecikmelere neden olabilir.

GA1 hastaları ayrıca metabolik dekompansasyon riski altındadır; bu durumda vücut, hastalık veya fiziksel stres sırasında (örneğin enfeksiyon, kusma, ishal, aşı reaksiyonları veya ameliyat sırasında) normal biyokimyasal dengesini korumakta zorlanır. Bu durumlar, daha fazla nörolojik komplikasyonu önlemek için uzman bir metabolik bakım ekibinden acil tıbbi müdahale gerektirir.

GA1'in etkili yönetimi, yaşam boyu düşük proteinli diyete uyulmasını ve dikkatli metabolik takibi gerektirir.

  1. (Ijaz et al. Orphanet Journal of Rare Diseases (2025) 20:422)(https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/tarama-programlari/ntp.html) 
  2. (Van Wegberg A.M.J, Molecular Genetics and Metabolism, 2025, 145, 2 (BIMDG, Temple Tools, 2019. Phenylketonuria)
  3. (Blackburn et al, Maple syrup urine disease: mechanisms and management,The Application of Clinical Genetics 2017:10.)
  4. (BIMDG, Temple Tools, 2019.Tyrosinemia Type 1 -HT-1)
  5. (BIMDG, Temple Tools, 2019. Homocystinuria) 
  6. (Haberle J. et al, J Inherit Metab Dis. 2019;42:1192–1230.)
  7. (BIMDG, Temple Tools, 2020. Methylmalonic Acidemia  & Propionic Acidemia)
  8. BIMDG, Temple Tools, 2025.Glutaric Asiduria Type I)

 

İletişim

Numil Gıda Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Adres: Küçükbakkalköy Mah. Defne Sk. Büyükhanlı No: 3 İç Kapı No: 45 Ataşehir / İstanbul

Telefon

0 850 202 51 51 numaralı telefondan bizlere ulaşabilirsiniz.

x